Bugün Eylül 3 yaşında.
Ancak hayatımızda olalı 3 seneden fazla oldu biraz kızım. Çünkü annenin karnında olduğunu öğrendiğimizden beri bizimleydin sen. Hatta daha yakındın, özellikle annen için. Şimdi o günlerini özlüyor haberin olsun:)
Sen ağlayarak geldin ama o kadar çok kişiyi sevinçten ağlattın ki, tahmin bile edemezsin.
Şimdi geriye dönüp baktığımda, ne çok anı biriktirdiğimizi görüyorum.
İlk kez yemek yediğin, yürüdüğün, konuştuğun, koştuğun, bizimle sohbet ettiğin o anlar… Hepsi kalbimize kazındı bu üç yılda.
Sen bize çok iyi geldin. Bizi büyüttün, olgunlaştırdın. Umarım biz de sana iyi geliyoruzdur… Ve umarım yıllar sonra bu mektupları okuduğunda, çocukluğuna dair özlem duyarsın.
Yeni yaşlarında da peşinden gitmek isteyeceğimiz hayallerin olsun inşallah. Merakın hiç sönmesin, adımların hep cesur olsun. Biz de arkanda durup seni izlemekten hiç bıkmayalım.
Bu üç senede o kadar çok şey yaşadık ki…
Sevinç, hüzün, heyecan, endişe… Hepsi iç içe geçti. Belki bir gün bu mektupları okurken “Baba, abartmıyor musun? Alt tarafı üç sene!” diyeceksin. Ama o zaman da sana yalnızca şunu söyleyeceğim: “Kızım, senin de bir çocuğun olduğunda anlayacaksın.” Çünkü zaman, bir çocuğun büyümesinde farklı akar. Günler uzun, yıllar kısa olur.
Üzücü tarafı şu ki, bu güzel anıların çoğunu hatırlamayacaksın.
Ama belki de bu mektuplar, hatırlayamadığın o günlerin yerine sana hayaller kurdurur.
Anlaşamadığımız tek konu sanırım bu fotoğraftaki durumun:)
Kızım,
Hayatta sana “Seni daima seveceğim.” diyen çok insan olacak. Ama inan bana, bu bir yalan:)
Kimse seni annenle benim gibi sevmeyecek. Sen bizim en güzel hikâyemizsin.
Ve bu mektuplar, sen büyüdükçe yazılmaya devam edecek.
Sen başıma gelen en güzel şeysin:)
Bir yanıt yazın