Resimden anlaşıldığı gibi pek zorlu bir hayat gibi durmuyor.
Konforu yüksek, yaşaması keyifli alanlar gibi duruyor.
Biz de eşimle tuttuğum dilek için Zorlu Center’daydık. 🙂
Bütün markaların, dünyaca ünlü isimlerin ve yemek yerlerinin olduğu, film stüdyolarından fırlamışçasına bir mekan.
Tabii dünya markalarına aldırış etmeyip Watsons’ı arayan bir eşim olduğu için de kendimi şanslı hissediyorum 🙂

Bu görünen mekan ise bu konforlu hayatın içindeki gösteri merkezi. Bu merkez 2200 kişiye kadar seyirci alabiliyor.Burada da her şey çok rahat, hiç zorlu değil.
Peki neresi bu zorlu olan hayat?
İşte tam olarak bu yol çok zorlu. Öyle zorlu ki koca mekanda kaybolabilirsiniz bir anda. Lüks semtlerin arkasında kalan getto mahallelerinden birine girermişçesine gidiyorsunuz koridor boyunca.


Uyarı levhası var, tam da yerine konmuş:
Dikkat, kaygan zemin!
İşte bu laf o kadar doğru ki yaşadığımız dünya çok kaygan.
‘‘İman yanan bir mum gibidir. Amel, mumu koruyan fanus gibidir. Fanus (amel) olmazsa en küçük rüzgarda (şüphede) mum söner.”


Bu kadar konforlu taraftan bu kadar zorlu ortamı nasıl başarabilmişler, gerçekten bunu düşünerek bilinçli yapılması gerekir. Yoksa o kadar ferah mekanlardan herhalde bir tanesi de mescit olarak kullanılırdı. İsmine yakışır (ZORLU), gösterişli mekanlarına yakışmayan bir alan ayrılmış mescit için ya da dua odası.
Duamız şu olsun ki; görkemli binalarda da herkesin konforunun düşünüldüğü ortamlara yer açılsın.

Çünkü kızım bunu hak ediyor…
😀